Pazartesi, Nisan 27, 2009

Maçka, Nişantaşı, anılar vs...

Çocuklar gibi şendim yine haftasonu. Hava ne kadar kararsızsa ben ona inat çıkmak istedim evden ve fotoğraf çekmek. Böcük sağolsun beni hiç kırmadı bütün haftasonu. Önce el birliğiyle evimizi misler gibi yaptık sonra harika bir kahvaltı ardından da ver elini İstanbul sokakları. Bu kez yolumuzu Nişantaşı ve Maçka'ya düşürdük bile isteye. :) Hem ikimiz içinde çok güzel anılar saklayan ve anlamı olan yerleri gezmek istedik hem de İstanbul'a çok yakışan lalelerin fotoğraflarını çekmek. Benim için önce okulum demekti Nişantaşı sonradan yarimi beklediğim Yargıcı'nın köşesi oldu.

Sonra da ver elini Maçka günleri... Böcük içinse önce iş yerinin güzel mekanıydı sadece, ardından yarini bekleyen yarinin Nişantaşı'sı. İstanbul'un pekçok yerine göre çok az şey değişti yıllar içinde Nişantaşı'nda. Yine caddeler temiz, yine insanlar sakin ve huzurlu, yine vitrinler şahane. Fakat bu kez bir değişiklik oldu ve yıllarca otobüs beklediğim durağın dibinden City's yükseliverdi.
Böcükle Nişantaşı'nda kısa bir gezi yaptıktan sonra anılarımızı tazelemeye ara verip City's'e girdik. Bütün katlarını keyifle dolaştık ama en çok iki organik ürün hastası olarak Lush'ta ve Citylife'de oyalandık.
Kendimize birer organik meyve suyu ısmarladıktan sonra Maçka Parkı'nın yolunu tuttuk ve tabi anıları tazelemeye. Laleler bize hoşgeldin dedi girişte daha. Biz boğaza nazır çaybahçemizde çayımızı yudumladık bu kez ilk olarak. Yorgunluğumuzu attıktan sonra sıra Maçka parkını turlamaya geldi. O lale senin bu hercai benim her çiçeğin hatrını sorduk. Hele rengarenk papatyalar beni benden aldı. Makinemizi çok yorduk, bizde epey yorulduk bu esnada.
Ardından dönüş güzergahımız üzeri olan Gezi Parkı'ndan çıkarak Taksim'e yollandık. Tadında bırakma kararı alarak ve birazda zil çalan karınlarımıza bayram ettirmek için misler gibi kokan evimizin yolunu tuttuk.
Çünkü evde bizi bekleyen dün akşamdan yaptığım harika mamalar vardı. Güzel bir günün ardından geriye eve gidince dinlediğimiz Farid Farjad'ın harika parçaları eşliğinde izlediğimiz lale fotoğrafları kaldı. Bir reklamda da dediği gibi evdeki huzur, mutluluk budur efendim... :)
Not: Fotoğraftaki converselerim Böcük'ün bana doğum günü hediyeleri. Çok ciciler değil mi? :)

3 yorum:

Elif..den dedi ki...

İstanbuldan ayrılalı 8 sene oldu ,ne iyi ettinde çektin fotografları özlemişim taşını topragını...
Çok güzel bir gün geçirmişsin..
Hep günlerin böyle geçmesi dilegımle canım...

Güneşligünler dedi ki...

Elifcim çok teşekkür ederim. Özlenmez mi bu güzel şehir, umarım en kısa sürede kavuşursun tekrar. Teşekkür ederim tekrar.

sumeyye dedi ki...

converse leriniz de zupermis :DD