Elim varmıyor yine kelimelerin kanadından yakalamaya. Varmak istemediğim bir tapınağın merdivenlerini tırmanır gibiyim, öyle isteksiz, öyle mecalsiz...Ocak ayında elim bir şekilde kaybettiğimiz kuzenimin mahkemesi sonuçlandı geçen hafta. Kuzenimi bıçaklayan kansıza sadece 12 yıl hapis cezası verilmiş. Süreçleri takip edemedim uzakta olduğum için, zaten bu büyük acının ardından kimseyle kelam edecek cesaretim de kalmadı. Ama bir ömrü sona erdirmenin cezası 12 yıl yatıp çıkmaksa eğer ülkede bu kadar olan bitene hiç şaşmamalı. Çünkü o 12 yıl da kırpıla kırpıla kuşa çevirilip 3-5 yılda çıkıveriyor, karışıveriyorlar hiçbir şey olmamış gibi aramıza. Ne yazık, hem de öyle yazık ki. ;(
Sabah işe gelirken Zeki Müren çalıyordu radyoda. Ne söylediği pek umurumda değildi ama onun sesi yetti içimi hüzün kaplamasına. Biricik kuzenim sanat müziği aşığıydı çünkü, en sevdiği ses de Zeki Müren'di ve hatta konservatuara devam ettiği yıllarda kendini Zeki Müren ekolünden görür ve onun gibi okumaya çalışırdı şarkıları. Bence çok güzel başarıyordu da bunu. Ama hayat onu bambaşka yerlere sürükledi ve sonunda kısacık ömrü bir pazar yerinde sona erdi. Belki de bütün bu olanların hepsi olacak olan için bir hazırlıktan ibaretti bilinmez ki.
Bir de Mevlana'nın şu şiirine rastladım az evvel. Yakın zamanda okuduğum Elif Şafak'ın Aşk kitabının özeti gibi adeta...
HASBİHAL
Bir gececik uyuma, ne olur.
Ayrılık kapısını çalma bir gececik.
Bir gececik dostların gönlü olsun,
ne olur sabahı et bir gececik.
Bir gececik gözlerimiz seninle aydın olsun,
kör olsun şeytan bir gececik.
Dünyayı güzel kokular sarsın bütün.
Karanlıklardan ışıklar aksın ovalara.
Sofrandakiler dirilsin bir gececik.
Bir gececik uyuma, ne olur.
Ayrılık kapısını çalma bir gececik.
Bir gececik ata bin, meydana gel.
Gönüller bir gececik rahat olsun,
göğüsler meydana dönsün bir gececik.
Yeniler giyinelim biz kulların.
Musa gibi sen bir sopa al eline.
Sopa bir anda elinde yılan olsun.
Süleyman gibi sen karıncaların yanına var.
Karıncalar bir anda birer Süleyman olsun.
Ne olur, bir gececik kapısını çalma ayrılığın.
Mevlana Celaleddin Rumi
Not: Fotoğraf, 15 torunun birlikte büyüdüğü o anılarla dolu bahçede geçen yıl çekildi. Şimdi o 15 torunun 2'si yaşamıyor malesef. :(

7 yorum:
gerçekten çok üzüldüm.
ne diyebilirim ki.
kuzeninize allah rahmet eylesin ve sizede sabırlar versin.
Katilinede hak ettiği cezayı mevlam alası ile verecektir bir nebzede olsa gönlünüzü bu düşünce ferahlatsın.
:(
başınız sağolsun Ahimsacım. sanırım yeni bir olay değil bu. çünkü konu ne kadar ciddi olursa olsun mahkeme süreci de baya uzun oluyor. mahkeme sonuçlanmış. maalesef çok kısa bir zaman. gencecik birinin ömrü için biçilen bedel bu: 12 sene. 12 sene bile yatsa giden geri gelmiyor maalesef ama bence birinin hayatını alanın ömür boyu hapsedilmesi gerekir.
Ben toplanayım derken
dağıtıyorsun beni
"Ayrılığa ulaşabilseydik ona kendi acısını tattırırdık" der İbn Arabi hazretleri
Şiir çok güzeldi.Söyleyenin güzelliğinden yazanın samimiyetinden.
Başınız sağ olsun dostum.
Soylenecek bir sey yok maalesef :( Giden geri gelmiyor. Allah geride kalanlara saglik ve hayirli omur versin :(
Üzülme canım, şükür ki ilahi adalet var, insan elbette üzülüyor ama böyle bir tesellimiz var neyse ki.. Nurlar içinde yatsın kuzenin, cennet mekanı olsun...
Arkadaşlar hepinize tek tek teşekkür ederim, duygularımı paylaştığınız için ve dualarınız için. Allah kimseye yaşatmasın böyle şeyler. Cidden çok zor...
:(
Yorum Gönder