Pazartesi, Haziran 22, 2009

Üçüncü

Önceki akşam, pazar günü davetli olduğum arkadaşıma hediye ne götürsem diye düşünürken, bir süredir maceralarımı sürdürdüğüm bir çanta yapmaya karar verdim. Bu yapacağım üçüncü çantam olacaktı hepi topu ve elbette de arkadaşımın çok beğeneceği bir şey olmasını istiyordum. Hem yaza uygun bir çanta olmalıydı hem de çok işlevsel. Bir önceki çalışmam olan plaj çantamdan geriye kalan kumaştan kotla kombinleyerek bir çanta yapmaya karar verdim.
Sonunda ortaya böyle bir şey çıktı. Daha önce k.octas'tan alıp sakladığım kırmızı şeriti de sap olarak kullandım. Modeli tamamen el yordamıyla kendim çıkardım ve sanırım hediye edeceğim kişinin şansına, çabucacık da bitiriverdim. Tabi hiç aksilik yaşamadım değil. Makinenin iğnesi kırıldı bir kez ve çok şükür kolayca değiştirebildim tek başıma. Bundan önce günlerce elimde sürünen plaj çantasına inat çanta bir iki saate bitiverdi. Ben de gururla Böcük'ün beğenisine sundum ilk olarak. ondan da geçer notu alınca çanta hemen şık bir pakete sarıldı içine de ufak bir hediye ile sahibine ulaşmak için yerini aldı. Dünkü ziyarette de çantam günün konusu oldu neredeyse, tabi siparişyer sıraya dizildi hemen. Bu arada Beylikdüzü'ne neredeyse 7-8 yıl sonra ilk kez gittim dün. Görmeyeli o kadar çok değişmiş ve gelişmiş ki inanamadım. Tabi düzenli ve yeşil bir muhit olması hoşuma gitti. Şehir merkezine uzak olması sanırım tek dezavantajı. Yine de direk Taksim Beylikdüzü otobüsüyle arkadaşımın tam evinin önünde inerek çok kolay bir şekilde gidip gelebildim. Yeni evli olan arkadaşım bizi ağırlayacağım derken resmen kendini harap etti. Ama düğünün ardından bizi ilk kez evinde ağırlıyor olmanın mutluluğu ve gururu yüzünden okunuyordu. Her şey kusursuz olsun istiyordu ve gerçekten de öyleydi. O kadar çok ve güzel şeyler hazırlamıştı ki bir haftalık stoğumu doldurdum neredeyse ve bu sabah itibariyle Böcük rejimi yapmaya başladım. Ama ben sadece boğaçayı kesmedim, sabah cornflakes yedim. :) Öğlen ve akşam bakalım gelişmeler nasıl cereyan edecek. Elbette yine sadece burada. Bu arada tatil sonrası üşengeçliğimi üzerimden atıp hemen bir havuza yazılmam gerek yüzme için. Hadi bakalım Ahimsa görelim seni...

4 yorum:

cinar dedi ki...

son 3 yazını bir anda okudum :) oh ne güzel ya, kendi bahçenden (annenin diyelim) patatesler soğanlar, ahududular, bir yanda deniz, dinlence-eğlence, valla süper olmuş bu tatil :) bence 3 ay beklemeye gerek bile yok. ayda bir gidin :))

çantaya da bayıldım bu arada ya. renk uyumu falan da süper olmuş. ellerine sağlık :)

Güneşligünler dedi ki...

Çınarcım ah keşke değil mi ayda bir tatil olsa. Kulağa nasıl hoş geliyor. Çantayı beğenmene çok sevindim. :)

Koyubeyaz dedi ki...

bizi kandirdigini ve aslinda senin cok cok iyi bir terzi oldugunu dusunmeye basladim haberin olsun...

Güneşligünler dedi ki...

Koyubeyaz o ancak senin iltifatın olabilir. Dikene kadar ne hallere girdiğimi ben bilirim. :) Ama teşekkür ederim, her zamanki gibi beni güldürdün yine.