Salı, Haziran 23, 2009

Zarlar, Pullar...

Çok unutkan bir blogger olarak yazmış mıydım hatırlamıyorum ama Böcük bütün güzel vakit geçirme ya da zaman tüketme adına oynanan tavla, dama gibi oyunları bilmekten yoksun benim için yıllardır verdiği bir sözünü nihayet yerin getirmiş bulunuyor. Tatile çıkarken millet bavul hazırlarken biz iki kişi harala gürele artık ertelemeyelim bu işi diyerek tavla arama peşine düştük. Yıllardır neden almadık sorusuna ucuzları çok kalitesiz, almak istediklerimiz de çok pahalı gibi bir gerekçe söyleyebilirim ancak. Ama benim Böcük'e çoluk çocuk da olursa tavla hayalim iyice suya düşecek, öğreteceksen öğret artık bana şu tavlayı sitemimle anında gerçek oluverdi. Bence çok güzel ama Böcük'e göre idare eder bir tavlayı sonunda aldık ve soluksuz başladık derslere. Hatta öyleki, tatile giderken ve dönüşte ilk yaptığımız şey tavla başına oturmak oldu. Tabi benim her seferinde yenildiğimi söylememe gerek yok sanırım. :) Ancak önceki akşam Böcük'ü bir kereliğine bile olsa yenebildim. Dün akşamda iki kere yenmeme ramak kaldı. O nasıl bir şey derseniz tavla bilmeniz lazım derim. ;)

Böcük benim çabuk öğrendiğimi ve çok hırslı olduğumu hatta buna şaşırdığını bile söylüyor, bense kendimi çok acemi ve yeteneksiz hissediyorum çoğu zaman. Tabi yenmeye meyilli olduğum zamanlarda keyfime diyecek yok. Kısacası evdeki yeni eğlencelerimizden birisi tavla. Diğerlerinin çiçeklerim ve dikiş maceralarım olduğunu söylememe gerek yok sanırım artık. Tabi ilki Böcük için de bir eğlence olabilir ama dikiş için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Zira Böcük ben elimi ne zaman dikiş işlerine atsam evi kirletiyorsun diye bana sitem ediyor. Ama bu arada makineyi bana hediye eden de kendisi olduğu için çok ses çıkartamıyor. :)

Tavla güzel bir oyunmuş neticede sevdim, bu dersi geçince daha sırada satranç ve dama var. Hayatı geç yakalamak buna derim ben işte. Olsun Böcük'le bisiklet maceramızdan sonra yeni bir ilk yaşıyoruz fena mı? Birlikte tavla oynamak hatta sen zarlara hile kattın tartışması yapmak çok keyifli. Sanırım biraz mızıkçıyım da. :)

8 yorum:

cinar dedi ki...

hahaha ben de tavlayı çok severim. Kaplan lakaplı bir arkadaşım vardı, o öğretmişti kulakları çınlasın. ama acemilik dönemimi eşim sayesinde atlattım :) Oooh zarlar pullar hakkaten :))

Güneşligünler dedi ki...

Eşler tavla öğretmede yetenekli anlaşılan. Yanlız bağımlılık da yapar mı acaba bu oyun. Yapıyor sanki. :)

eslem dedi ki...

Ben de hiç bilmiyorum tavla oynamayı . " Eşimi yendim " yazını bekliyorum :)) ne demiş atalarımız "boynuz kulağı geçer " ;) hadi göster kendini ahimsa :))

cinar dedi ki...

valla bende yaptı. öyle ki eşim zaman zaman oynamak istemiyor benle. Yeter gibilerinden :))

Güneşligünler dedi ki...

Eslem zafer yakındır, bekle beni. :)

Çınarcım yaptı valla gecenin bir yarısı oluyor uyku zamanı ben tutturuyorum hadi bir el oynayalım diye. :)

uçan talhanın annesi dedi ki...

biz de bir heves aldık oynamaya daldık ama bilen birisi için bilmeyen biriyle oynamak zor sanırım :D haliyle eşim sıkıldı... zaten talha da pulları kendine oyuncak olarak kullanmaya başlamıştı şimdilik eşimin tekrar hevesinin geri gelmesini talhanın da biraz büyümesini bekliyoruz :((((
esasında çok da kötü bi öğrenci değildim yaaaaaaa

Mer dedi ki...

bana da eşim öğretti ama biraz ya da fazla yavaş olduğum için pek oynamak istemiyor benimle. gel seninle oynayalım :)

Güneşligünler dedi ki...

Aa ne güzel olur Merve, Gerçi eşim benimle oynamaya çok merakli şimdilik. Sabah kalkıp tavlaya oturuyoruz, gece yatmadan tavla işten geldin tavla. Ne zaman bıkacağız bakalım.