Haftasonu ben de hava çoğunlukla gök gürültülü sağanak yağışlı, kimi zaman parçalı bulutlu, nadiren de güneşliydi. Yine de haftaya biraz daha iyi başladım denebilir. Bayram için köye gitmeyi deliler gibi istiyorum. Cumartesiden aldım biletlerimi gidiş ve dönüş. Böcük yorucu geçen ramazandan sonra üç günlük iznini burada geçirmek istedi. Ben de ısrar edemedim haklı kendi açısından. Ama ben anneannemi ve babaannemi görmeden, sonbaharın kokusunu çekmeden içime köyümde bayramı geçiremem ki.Kısmetse Cuma akşamı önce Bursa'da abimlerin yeni evlerinde iftarda, ertesi günde köyümdeyim. Bu arada düğün de yaklaşıyor. Kardeşimin evi neredeyse tamamlandı. Bursa'ya uğrayınca yeni gelin damatın evini göreceğim düğün öncesi hemde abimlerin yeni alıp taşındıkları evlerini. Benim için iki yeni heyecan işte. Hem abim hem de erkek kardeşim yeni yuvalarında nihayet uzun uğraşlardan emeklerden sonra, ağlasam mı sevinsem mi bilemiyorum. Öyle karışık bir duygu ki. Helede bende bu duygular aşure çorbasını aratmıyorken bu günlerde.
Şimdi yazının başlığından ve koyduğum fotoğraftan sonra bu anlattıklarıma ne alaka diyecektir okuyucular. Yani hayat devam edip giderken düğünler bayramlarla, ben de bir yandan kalbimi onarıyorum sevgili okuyucu. Kek yemekten çok kek çırpmayı sevdiğimi ve kek yaparken çok mutlu olduğumu yazmıştım bir ara bloğa. İşte öyle bu kez mutlu olmak için kek çırpmadım ama aylar önce yaptığım bu böğürtlenli keki paylaşarak mutlu olmak istedim.

0 yorum:
Yorum Gönder