Salı, Kasım 24, 2009

Hepsi de Gerçek,

Şimdi anlatacaklarımın hepsi de gerçek, hiçbir abartı, saptırma ve yalan olmadan...
Malum yeni bir evde yeni bir hayata alışma sürecindeyiz. Evde bitmek bilmeyen eksikler ve halledilmesi gereken tonla iş var. Tabi bu süreç içinde kimi zaman büyük bir olgunlukla karşıladığımız, kimi zaman da kriz boyutuna varan sorunlar yaşadık. Aslında her evde olduğu kadardır belki de... Hepsine rağmen dün bir arkadaşım siz mutlumusunuz o evde olmaktan dedi önemli olan bu, evet dedim mutluyuz hem de çok. Yine de insanın olmasaydı dediği şeyler oluyor hayatta.

Örneğin evi beğenip almaya karar vermemizin ardından evi temizlemeye gittiğimiz pazar günü (evet evi Böcükle ikimiz temizlemek istedik, her yerine elimiz değsin istedik) yemek molası vermek için evden çıktığımızda geri döndüğümüzde belkide en çok bahçesindeki ağaçlarını çok sevdiğimiz için almaya karar verdiğimiz evin bahçesindeki ağaçların acımasızca, vahşice kesilmiş olduğunu gördük. Yani bir saat önce yerli yerinde olan ağaçları bir saat sonra boylu boyunca yerde yatıyor bulduk. Tam dört tane 10-15 yıllık akasya ağacı ve 10 kadar da gelişme çağında ağaçlar... Ve kestirdiği ağaçların dallarını fakirler için topladığını iddia eden bize göre zavallı kadının beyhude çabası. Neden ağaçları kestirdiniz diye sorabildik sadece balkondan, cevabı evim ışık almıyordu oldu sadece. Eşim hiç değilse bir haber verseydiniz dedi ama duyan kim. Meğer üsk kattaki kiralık dairenin İstanbul dışında oturan sahibesiymiş kendisi. Lakin ilginç olan ağaçların hiçbirisi onun dairesine ulaşmıyordu ve de dairede halihazırda oturupta o ağaçlardan rahatsız olan kimse de yoktu. Yaşadığımız şoktan çıkıpta üzülmemiz bile hayli zaman aldı. Kadınsa biz o şoku üzerimizden atana kadar çoktan sıvışıp kaçmıştı.

Hemen evi satın aldığımız aileyi aradı eşim, kadının kim olduğunu ve neden böyle bir şey yaptığını öğrenmek için. Öyle ya o apartmanda oturan 9 dairenin haberi bile yokken, bahçenin arka tarafından girip bütün ağaçları kökünden kesip yok etmenin mutlaka bir nedeni olmalıydı hiç değilse aklın mantıklı kabul edebileceği. Ama yoktu, çevre katili kadının yaptığı bu şeye kimsenin aklı yetmiyordu. Eski ev sahibemiz olan bayan, aynı şeyi yıllar önce o eve taşındığımızda bana da yapmıştı dedi. Ne apartmandakilerin ne de ev sahibinin soruşturduğumuzda buna verecek mantıklı bir açıklaması yoktu yani. Bize söyledikleri tek şey, çok psikopat bir kadındır, sakın bizi bu işe bulaştırmayın oldu. Ve benim dakikalarca süren ağlayışlarım, ağaçların köklerine bakıp bakıp kahroluşlarım... Çaresizdik, kesilen ağaçların yerine yenilerinin yetişmesi yıllar yıllar demekti. Bir ağacı yetiştirmek çok zor ama kesmek bir dakikaydı. Üstelik kadın ağaçları keserken kimseye danışmaya sormaya bile gerek görmemişti. Hayaller kurarak almaya karar verdiğimiz evin içine bile giremeden mutsuz olmuştuk. Sonra aklımıza İstanbul'da izinsiz ağaç kesilemediği bilgisi geldi ve hem polisi hem de Park ve Bahçeler Müdürlüğünü arayıp haber verdik. Tabi gelen polisler ve müdürlük çalışanları olaya resmen vicdansızlık dediler. Hele Park ve Bahçeler Müdürlüğündeki görevli, Biz istanbul'da iki ağaç dikeceğiz diye mahvoluyoruz, delinin birisi gelip ağaçları kökünden kesik gidiyor, bu ne sorumsuzluk dedi. Gelen polilerinde yorumu biz ağaç, yeşil görmek için kaç km, yapıyoruz yeri geliyor, insan bahçesindeki ağacı keser mi oldu. Keser mi, kesiyor işte kesmiş... Daha eve taşınmadan yaşadığımız bu talihsizlik bizde tam bir şok etkisi bıraktı. Şimdi şimdi ağaçlardan kalan boşluğa gözümüz alışıyor gibi ama içimizde açtığı derin yarayı ne tamir edebilir, o ağaçları geriye kim getirebilir ki?

Ağaçların şokunu üzerimizden henüz atmamışken bir yandan tapu bir yandan da taşınma işleriyle uğraşırken, yaşadığımız stresi ise anlatmaya sayfalar yetmez. Hele Böcük'ün tapu dairesi ile banka arasındaki koşturmacaları çok üzücüydü. Allah insanı devlet dairesine düşürmeye görsün, resmen sürünüyorsun. Çok şükür taşınma kısmı yani bizi en çok endişelendiren süreç ise çok kolay bir şekilde halloldu. İşi işinin ehli insanlara teslim etmenin rahatlığını sürdük şükür. Fakat taşınmamızın üzerinden iki gün geçmişti ki bu kez bizi başka bir kötü sürpriz bekliyordu. Taşınmamızın ilk iki günü sorunsuzca çalışan kombinin çalışmadığını farkettik üçüncü gün. Servisi aradık, iki gün boyunca süren sinir bozucu telefon konuşmalarının ardından ikinci günün sonunda akşam üzeri servis nihayet gelebildi. Tabi ev içinde ve dışında yapılacak tonla işimiz varken ve zaman bizim için çok değerli iken, kombi servisinin geleceğini söylediği saatte gelmeyip bizi evde esir ettiği sinir bozucu saatleri anmadan geçemeyeceğim. İkinci günün akşamında servis nihayet geldi ve kombinin ateşleme kartının bozuk olduğunu parça alınması gerektiğini söyledi. Birde gaz borusunun değişmesi gerektiğini ve onu da başka bir ustaya yaptırmamız gerektiğini. Sonraki günler ise bu minval üzere tam bir kara film tadında devam etti.

Tam bir haftadır evimize servis geliyor, usta gidiyor, mühendis bakıyor, çırak yapıyor tadında hemen her akşam mutlaka bu söylediklerimden birisi uğruyor, kombiye her seferinde yeni bir teşhis konuyor ve ama malesef kombi bir türlü tamir edilemiyor. En son haftasonu yeni bir kombi alma fikri ağır basmaya başladı. Çünkü tamire vereceğimiz para neredeyse yeni bir kombiye tekabül edecek bi gidişle. İşin ilginci mühendislik firmasından gelen elemanlar kombiyi tamir edemedikleri halde taktıkları parçalardan dolayı bizden para aldılar. Hazmedilir gibi bir durum değil. Günlerdir ev buz gibi, sıçak su yok ve ama biz kombi faturası kadar parayı kombiyi çalıştırmayan bir parçayla verdik bile. Son durum mühendis bey son bir kez daha deneyeceğini, sorunun kaynağını bulduğunu söyledi bize geçtiğmiz cumartes, en iyi ihtimalle bu akşam gelip bir kez daha bakacak ve eğer yine olmazsa, biz yarın yeni bir kombiye ve elbette montaj içinde ayrıca ciddi bir rakamı bayılacağız. Bütün bu sıkıntının ortasına adeta mum diken bu olayı Böcük bütünüyle nazara bağladı. Evet en bayta bizim kendi nazarımız değmiş olabilir. Halihazırda Böcük'ün öğrencilik günlerinden kalma elektrikli sobasıyla ısınıyoruz, şükür havalarda güzel...

Tabi bitti mi, hayır. Böcük dün iş için şehir dışına gitmişti. Ben de iş çıkışında eve gittim, planım oturma odamızdaki uzun gelen perdenin eteğinden biraz kesip ayarladığım perdemizi dikip yerine takmak. Bu sırada da Böcük'ü beklemek. Eve gidip üstümü değiştirmek için yatak odasına geçip ışığı açtım. Açmamla birlikte ağır ağır bir koku ve isli bir dumanın odayı kaplaması bir oldu. Yatak odasına taktığımız avizenin üst kısmındaki plastik eriyerek ampulü kaplamıştı ve avizenin patlaması an meseleydi, tabi hemen kapattım ışığı ve bir kez daha iş ahlakından uzak bize evlenirken bu avizeleri satan Şişhanedeki malum avizeciye saydım... Çünkü oradan aldığımız ve eski oturduğumuz evin salonunda kullandığımız aveizeler de aynı bu şekilde bozulmuş hatta bir tanesi biz evde yokken olduğu için avizeyi de patlatmış ve Allahtan biz avizeye yakınken olmadığı için bir felakete maruz kalmamıştık. Tabi aynı tehlikenin bir yangına sebep olmayacağını da kimse söyleyemez. 5 kuruşluk malzeme harcamamak için üç kuruş malzeme ile yaptıkları ürünler böyle insan hayatını tehlikeye atabiliyor işte. O avizeciye verdiğimiz para helal olmasın diyorum. Çünkü benzer bir kandırmacayı Asunaz'a da yapmış oradaki esnaf ve daha dün de bunun muhabbetini yapmıştık onunla. Bütün bu olumsuzlukların arasında, nasılım peki, nasıl ruh halim derseniz, iyiyim, iyiyiz derim....

Böyle işte, yeni evimizde ağaçlarımız kesildi, kombimiz hala bozuk ve dün de avizemiz yandı. Rabbim can yakan kazalardan belalardan uzak tutsun herkesi.

10 yorum:

Petunya dedi ki...

çok geçmiş olsun güneşlicim, bunlar da nazar değmesin diye mavi boncuk demek, teselli etmek, belki en iyisi, ağaçlara çok üzüldüm, belki yeni birkaç ağaç dikip, onların büyümesini izlemek seni daha iyi hissettirebilir diye düşündüm.allah hayırlı komşular versin.

arzu dedi ki...

Canim yasadiklarinizi okurken cok uzuldum, insaallah boyle sIKintili bir zaman daha yazamazsiniz.Buarada hayirli olsun yeni eviniz, Rabbim gorunur gorunmez kaza ve belalardan muhafaza buyursun.Allah guzel gunler gecirmeyi nasip etsin yeni evinizde. Komsularinizi hayirli etsin insaallah.

uçan talhanın annesi dedi ki...

yeni eve taşınınca oluyor böyle şeyler. sağlığınız yerinde şükür...
seni çok iyi anlıyorum. ben de yeni taşındım ve başıma gelmeyen kalmadı :D yazmıyorum, unutayım diye :D

tomurcuk dedi ki...

Ağaç kesen katiyen iflah olmaz. Ben buna inanıyorum. O ağaçta sayamayacağın kadar insanın kul hakkı olduğu için gerçekten ağaç kesenlerin başına olmadık işler geliyor. Tabii siz yeni taşındığınız evde komşunuzla kötü olmak istemezsiniz, ama aslında yapılması gereken o kadına dava açmak ve tazminat istemek.

Ev alana mutlaka nazar değer Güneşlicim. Bunun için ev alırken yapılan, kiminin batıl inanç olarak niteleyebileceği ritüeller var. Bence yapmakta fayda var. Çevreden zaten söylemişlerdir.

Allah size iç huzuruyla yeni evinizde oturmayı nasip etsin. Böyle aksilikler yeni taşınınca oluyor. Bizim bir lambamız 3 ay boyunca her hafta yandı ve sigortaları attırdı. Sonunda sorunu bulup çözdüler. Yakında bu dertler bitecek, biraz sabır :)

Güneşligünler dedi ki...

Petunyacım çok teşekkür ederim. Evet biz de eşimle o karara vardık. Sevdiğimiz ağaçlardan dikip onların büyüdüğünü izlemeye. Çok şükür o kadın zaten apartmanda oturmayan birisi. Diğer komşular cidden iyi birilerine benziyor çok şükür.

Talha'nın Annesi senin de evin hayırlı olsun canım. Aslında yazmakla yazmamak arasında gidip geldim ama birilerine ibret olsun diye de yazmak istedim. Yani insanın duyunca inanası gelmeyen şeyler başına gelebiliyor Özellikle ağaçların kesilmesi çok içimi acıttı çünkü.

Arzucum çok teşekkür ederim. Amin amin... Darısı senin başına. Umarım kısa zamanda bulursun istediğin gibi bir ev. :)

Tomurcuk bu kesinlikle kul hakkı insanlık hakkı. Peşini bırakır mıyız bırakmadık tabi ki, zaten biz bıraksak bile Park ve Bahçeler Müdürlüğü dava açıyormuş. Bu arada evet ev için baya bir ritüel yerine getirdik. Allah kabul ederse. Cidden ilginç bir süreç yaşıyoruz. Rabbim hayır eylesin.

Öykücü dedi ki...

Taşınma hep böyle:) Ama her şey bittiğinde pırıl pırıl evinde, elden geçmiş dolapların ve bahçeye yeni diktiğiniz ağaçlara bakıp 'sıcacık' evinde oturuyor olmanın keyfi bambaşka.

Kötü şeyler düşünme,hep iyi olacak diye düşün ki iyi olsun.

Öptüm.

sirinanne dedi ki...

Önce hayırlı olsun,
sonra geçmiş olsun.

Biz de temmuzda taşındık ve benzeri terslikler bizim de başımıza geldi.

Ama olsun evimizde mutlu olalım, huzurla oturalım da aksilikler de bu işlerin tuzu biberi.
Hiç sorun olmazsa mutluluk da eksik olur belki, insan fark etmez güzellikleri.

Sağlıkla, huzurla güle güle oturun.

ELİF..den dedi ki...

Bir bayram gülüşü savur göklere, eski zamanlara gülücükler getirsin öyle içten samimi, gözyaşlarını bile tebessüme çevirsin. İyi Bayramlar.

eslem dedi ki...

zahmette rahmet vardır ;)
kombi için senden haber bekledim ama başka şekilde çözdüğünüzü düşünerek aramadım ..

Allah herşeyin hayırlısını nasib etsin Umarım kısa zamanda feraha kavuşursunuz .

Güneşligünler dedi ki...

Öykücüm çok teşekkür ederim. Evet bende iyi düşünmeye çalışıyorum. Sağol yanımda olduğun için.

İyi bayramlar Elifcim. Çok teşekkür ederim. Bende sana tebessümlü bir hayat diliyorum.

Eslemcim çok teşekkür ederim kötü gün dostum. Emin ol kapını on kere çalmıştım, çalmamışsam bilki iş hallolmuştur. :) Kombi artık çalışıyor, bizi baya üzdü ama şükür geçti. Rabbim hepimizi feraha çıkartsın inşaallah.