Bizim ev haftasonundan beri Böcük'ün şehirdışından gelen bir misafiri nedeniyle rezerve durumdaydı. Haftasonu misafir ağırlamak, zevkli keyifli bir iş benim için, fakat hafta içi biraz stresli. İki akşamdır iş çıkışı teyakkuz haline geçiyor gelen son haberle de rahata geçiyorum. Şehir dışından geldiği için başka ziyaretlerde yapıyormuş misafirimiz. Bizde Asunazla fırsat bu fırsat deyip iş çıkışı kuaföre gidip kendimizi bakıma aldık ama verdiğimiz paralar da içimize oturdu resmen. O kadar üniversite okuyup kafa patlatacağımıza girseydik bir kuaföre dedik durduk. :)
Dünde öyle misafirimiz acaba bu akşam gelecek mi gelmeyecek mi ikilemindeyken Böcük'ün haber vermesiyle rahata geçtim. Uzun süredir izleyemeyi planladığım Flash Forward dizisine nihayet bakabildim. Üç bölümünü izledim fakat dizi bende Lost etkisi yapmadı malesef. Tamam kötü değil belki ama Lost'taki o muhteşem kurgu ve hikayeyi bulamadım. Birde her bölümde ardı ardına gelen olaylar ve diyalogların arkasına yapıştırılmış duygusu veren duygusal sahneler ve onun da ardına eklenmiş merak duygusu yaratmak amacıyla ağızlara çalınan bir parmak bal tadı veren son kısım her bölümde hiç şaşmadan uygulanınca kabak tadı verir gibi oldu. Yani sıradan CNBC-e dizileri tadında izlenebilir bir dizi ama aynı ellerden çıkmış olmasına reğmen ben yine de Lost'u tek geçerim. Lost'un son sezonunu şimdi daha bir sabırsızlıkla bekler oldum...
Bugün akşam da Böcük'ün başka bir arkadaşı misafirimiz olacak. Güneşli yine mutfakta, beklerim efendim. :)

0 yorum:
Yorum Gönder