
Sabah gözünü açtığı gibi bir koşturmacayla servise yetişme telaşına kapılan ben unuttum öyle sabahları uzun uzun hazırlanmaları yeni eve taşınalı beridir. Nerede kaldı öyle kremlerimi falan sürmek, sağıma soluma uzun uzun bakıp kolaçan etmek, evdeki son kontrolleri yapmak çıkmadan önce. Neyse bu sabahta işe gelmiş fakat kendime gelememiş bir haldeyken iş yerindeki çekmecemdeki el kremimi çıkarmış bir yandan ellerime krem sürerken, bir yandan da son zamanlarda akşamları yaptığım çayın tarifini mesai arkadaşıma anlatıyordum, portakal kabuğu, tarçın karanfil vs... Derken parmağımdan çıkarıp kucağıma koyduğum alyansımın trink diye kayıp düştüğünü farkettim bu sırada. Bir iki bakındım alyans yok ortalarda sonrasında bütün ofis alyansı aramaya başladık ama yok yok. Masaları kaydırdık, dolay altlarını kontrol ettik. Bu sırada arkadaşımın aklına çöp kutusu geldi. Ben nasıl girsin içine dedikçe o ısrar etti ve sonunda bir türlü bulamayınca alyansı boca ettik çöpü ve trink diye kaybolan alyansım trink diye çıktı içinden kutunun. :) Ama halimizi bir kameraya çeken olsaydı epey gülerdi herhalde izleyenler... Bir ofis dolusu insan altını üstüne getirir halde ofiste alyans arıyorlar. Neyseki alyansıma kavuştum. Çay mı dediniz, evet kesinlikle tavsiye ederim. :) Ben aklıma ne gelirse koyuyorum içine gerçi hepside güzel oluyor, dün akşam yeşilçay, portakal kabuğu, tarçın ve karanfil karışımlı yaptım yanında bir çoko.prensesle süper oldu. Böylece bir faydalı ile bir zararlı ile nötre tamamladık yine durumu. Ah ah...

0 yorum:
Yorum Gönder