Çok karmaşık günlerin ardından bugün çok daha iyiyim. Anneciğim bir aydır çektiği diz ağrısından Perşembe sabahı olduğu ameliyatla kurtuldu inşaallah. Şu an abimlerde istirahat ediyor. Eski sağlığına kavuşmasını diliyorum en kısa süre içinde. Aslında hastalığı o kadar ağır değildi ama sanırım kemik yapısı çok ince ve kilosu da fazla olduğu için ağrısı daha da şiddetliydi. Mart ayı gibi benim yanıma gelince onu ve kendimi sağlıklı beslenme konusunda disipline etmeyi planlıyorum. Annemin birbirinden leziz yemekleri arasında bunu nasıl başaracağımı bilmiyorum ama bakalım artık. Çünkü bende bu aralar kilo konusunda feci durumdayım zira sanırım bir 3-4 kilo aldım bir ay içinde.
Nedenine gelince geçen hafta eşimin memleketine gittik bir on günlüğüne. Haliyle yiyelim içelim güzelleşelim modunda, sabah akşam yiyip içip oturduk. Evden çıktığım gün sayılıydı neredeyse. Onda da güzel ve değişik yerleri gezdim tabi ki ve yine yedim de yedim. :) Elazığ'ın tarihi mekanlarını, çarşısını ve Elazığ için oldukça lüks alışveriş mekanı Misland'i görmeye gittik. Oranın yerel lezzetlerinden tattım. Hatta buraya döneceğimiz akşam bir davete katıldık ve ev sahibi bize yörenin neredeyse bütün meşhur yemeklerinden yapmıştı. Hepsi güzeldi ama en güzeli ev sahibinin güler yüzü hoş sohbetiydi. Aslında bu ziyaret ikimize de çok iyi geldi, özellikle hangisini seveceğimizi şaşırdığımız birbirinden tatlı yeğenler bize çok iyi geldi... Dönüş ise bütün vedalar gibi hüzünlüydü elbette. Dönüşümüz sevgililer gününe denk gelince uçakta herkesin sevgililer günün kutlayan notun yanına iliştirilmiş kalp şeklinde çikolatalar hediye edildi. Çok güzel bir jest yapmıştı AnadoluJet doğrusu.
Döndüğümüzden bu yana ise bir süredir uzak kaldığımız İstanbul'un yoğun temposuna alışmaya çalışıyoruz. On günlük bir süre bile bu dengeyi değiştiriyormuş görmüş olduk böylece. İstanbul'u karlar içinde bırakıp gitmiştik, oysa şimdi ağaçlar çiçeğe durmuş baharı müjdeliyor. Bahar sadece İstanbula gelmesin, ruhlarımıza da gelsin dilerim...
Fotoğraf Elazığ'a bambaşka bir anlam katan Urartular döneminden kalma yerleşim yeri ve kalenin olduğu yer olan Harput'a ait... Kesinlikle görülmesi gereken bir yer...

3 yorum:
geçmişler olsun... Elazığ'ı görmedim ama görmek isterdim ; yeme içme konusunda ise tehlikeli yörelerimizden biri olduğu kesin :))
çok geçmiş olsun güneşlicim, bir yaştan sonra çoğu bayanlarda diz problemi oluyor ne yazık ki, allah şifalar versin canım.
altın ekmeği ben de duydum ama henüz yemek nasip olmadı :)
Minimalist teşekkür ederim canım, geçiyor çok şükür, Elazığ farklı ve güzel bir şehir...
Petünyacım çok teşekkür ederim canım. Malesef öyle. Altın ekmek süper ya çağın buluşu. :)
Yorum Gönder