Bu papatyalar aslında yeni değil, bir iki hafta öncesinin papatyaları. Ben onlara papiş diyorum, daha bir sevimli geliyorlar o zaman bana... İşi aslı ben baharı çoktan getirdim evime. Hele dün sabah Böcük, annem ve ben kahvaltıyı balkonda yaparken, kuş seslerine çocuk sesleri karışırken bahar gelmişti çoktan. Dün günün en güzel şeyiydi kahvaltımız.
Son gittiğimde anneannemin bahçesinden getirip diktiğim çeşit çeşit sardunyalarım balkonumda açmaya başladı teker teker, malesef henüz çekme şansım olmadı onları. Ama hepsi de öyle güzeller ki. Bahçeye diktiğimiz güllerin ise zaten bir kısmı tutmuştu sadece. Onları da mahallenin yaramaz çocukları kaçan toplarını yakalamak isterken malesef ezdiler. Güller için daha kesin çözümler gerekiyor. Şimdilik sonu hüsranla biten bir maceraydı bahçeye verdiğimiz emekler.
Dün güzel havaya rağmen canım hiç evden çıkmak istemedi. Zaten annem için de yoğun geçen bir iki günün ardından evde olmak en iyisiydi. Bütün gün temizlik yaptım, ara ara anneciğimle birbirimize sevgilerimizi sunduk. Sonra birlikte evdeki aşure canavarı için aşure pişirdik. Bir hayalim daha gerçek oldu böylece sessiz sedasız... Benim daha ne çok hayalini kurduğum şey var bir bilseniz. Küçücük ya da kocaman hayaller. Gerçek olurlarsa bir gün öğrenirsiniz, olmazlarsa ben bile öğrenemem...
Yeni bir haftaya daha başlıyoruz. Dilerim herkese güzellikler getirir...

0 yorum:
Yorum Gönder