Çarşamba, Ağustos 25, 2010

Göksel Baktagir'den nihavent bir eser eşliğinde...

Sayılı günler hızla geçiyor. Kimi zaman biraz daha zor oluyor iftar ve sahur telaşı, halsiz ve yorgunca oluyor insan görevlerini yerine getirirken. Ama içimizdeki o küçük bir çocuğun bayram sabahı mutluluğu hiç eksilmiyor yine de. Sadece koşturmaca sırasında o bazen geciştiriyor olmanın verdiği huzursuzluk, o kadar...

Bugün biraz daha enerjiğim ama neye borçluyum bilemedim, sahurda yediğim gevreğe mi, yoksa  Böcük'le beraber girdiğimiz yeni bir yolun verdiği heyecana mı! Böcük bugün itibariyle işten ayrıldı. Uzun zamandır  istemesine  ve beklemesine rağmen yine de ansızınmış gibi şaşa kaldı.  Kolay değil elbette, kuruluşundan beri içinde olduğu, acı tatlı bir dolu şey yaşadığı, bizim birlikteliğimizle eş zamanlı olarak büyüyüp olgunlaşan bir kurumdan uçma zamanı şimdi.

Kırgınlıklar yok değil elbet ama yine de insan son vedayı güzel yapmak, son noktayı iyilikle koymak istiyor. Uzun sürse de bu yinede istediği gibi bitirmenin verdiği mutluluk ve önündeki kocaman bir soru işaretiyle başbaşa kalmanın tedirginliği var şimdi. Mevla bir kapıyı kapatmadan diğerini açmazmış. İnşaallah güzel kapılar, hakettiği kapılan açılır önünde...

Ramazan'da işle ev arası malum koşturmacalar yüzünden pek davet veremedim bu sene. Davet ettiğim arkadaşlarımda sıcakta evde zor olur dışarda birlikte iftar yapalım deyince geçen hafta 13 kişilik bir iftar pikniği yapıverdik imece usulü. Tadı damağımızda kaldı, inşaallah tekrarını yapabiliriz. Ramazanın bereketiyle yemeklerden taşan bir sofra, çay faslı herşeye bedeldi.  Haftasonu da yine bir aile dostumuzu eşi ve kızlarıyla birlikte evimizde ağırladık. Çok sade ve çok güzel bir akşamdı... Sıcak günlerin ardından iftarın ardından yağan yağmurla daha bir mest olduk... İnşaallah ramazanın kalan kısmı da ilk yarısı kadar güzel ve bereketli geçer. Geçmesi için biraz daha gayret, hepsi o kadar...

2 yorum:

Koyubeyaz dedi ki...

Aslinda hayatlar birbiri ile ne kadar paralel gidiyor bazen şaşırıyorum. Tocada aynı Böcük durumunda şu an ve seni okuren kendimi okur gibi oldum. Hayırlısı diyelim dileklerini dileklerimizin gerçekleşmesi umudu ile...

Güneşligünler dedi ki...

Canım, inşaallah hayırlı kapılar açılsın önlerinde... Evet kesişiyor bazen hayatlar işte böyle..