Cuma, Haziran 24, 2011

Hoşgeliyorsun inşaallah

38. haftayı da gördük nihayet. Evde günler geçiyor yavaş da olsa... On yıllık bir iş hayatından sonra evde olmak çok garip, o koşturmacanın yerini bir erteleme lüksü ve ağırdan alma durumları alıyor. Fakat bu şimdilik iyi bir şey mi kötü bir şey mi bilemedim. Tek bildiğim yıllardır her şeyi halletmeyi  dakikalara endeksleyen ben rahatlamış görünüyorum fazlasıyla. Meğer ne yük varmış sırtımda. Fakat şimdide hamilelik durumları nedeniyle yetemiyorum evin iş trafiğine. Böyle olunca  bırak misafir ağırlamayı, evin rutin yeme içme, temizlik işleri de aksıyor uzun zamandır.  Bizde idare ediyoruz ne yapalım. Sonrasını ise şimdiden düşünmek istemiyorum...
Hamileliğin meğer en zor zamanları son demleriymiş. Vücut giderek ağırlaşıyor,  en basit işler senin için kompleks bir hale dönüşüveriyor.  Özellikle ellerimdeki ve ayaklarımdaki ödemler en büyük sorun şu anda benim için. Ama doktoruma göre hepsi normal değerde seyrediyormuş bu sorunlarımın. Birde tabi kevgire dönen uyku durumları. Bir gece rahat uyursam ertesi günü mutlaka sabahı ayakta ediyorum. Bizim minik kuzunun (maşallah) sürekli uyanık halide bunda etkili tabi.   Tecrübeli sesleri dinlersem eğer bunlar bebekle geçecek uykusuz aylara hazırlıkmış sadece...
Günler böyle geçerken çok garip duygu hallerine girip çıkıyorum.  Bir yandan miniğe dair merakım giderek artarken, kime benzeyecek, nasıl bir kişiliği olacak, vs... Bir yandan bir bedende iki varlık durumundan kurtulacak olmanın garip hüznü...  Onun içimdeki kıpırtılarını özleyeceğim sanırım, bunu şimdiden anlıyoum...
Bu arada hamileliğin en sevdiğim yönlerinden birinin; bebeğimin minik kıpırtılarıyla varlığından beni sürekli haberdar etmesi ve diğerinin de eşim ve ailem başta olmak üzere bütün çevremden sanki kutsanmışçasına özel muamele görmek olduğunu söylemem gerek. Hamileliğin sevemediğim yönlerinden biri ise yeme konusunda sürekli bir görevi yerine getiriyor olma hissiyle, yapmam ve yapmamam gerekenler konusunda her kafadan bir ses çıkmasıyla kendimi ağır bir sorumluluğun altında zaman zaman eziliyor gbi hissetmek oluyor...  Artıları ve eksilerini kıyas ettiğimde elbette büyük bir nimetle başbaşayım, tedirginliklerim ise sadece bu emanete yeterince sahip çıkabiliyor ve ona layık olabiliyor muyum, olabilecek miyim hissi.  Garip haller, garip duygular, böyle işte...

Hafta başında erkek kardeşim ve eşi kısa bir ziyaret içim bize geldiler.  Onlar için elimden geldiğince güzel bir sofra hazırlmaya çalıştım sanırım güzelde bir sofra oldu. Uzun zamandır evde bu kadar keyif dolu bir yemek yememiştim... Zaten sonrasında sağolsun kardeşim, eşi ve benim eşim bana pek bir iş bırakmadılar. Birde bizim minik için çok cici hediyeler aldılar gitmeden önce.  Şu bir iki gün bana çok iyi geldi. Resmen moral depoladım sayelerinde. Eşi işi gereği bir gün erken dönünce dün de kardeşçikle başbaşa Çengelköyde kahvaltı yaptık...  Ardından onu da yolcu ettim.  Pazar günü de annem gelecek sanırım. Böylece 3+1  kişilik yeni hayatımızın ilk adımını da atmış olacağız inşaallah. Bu arada bebek için hazırlıklardan da birer kolaj hazırladım...  Eh ne de olsa yılların özlemi var, hazırlıksız olmazdı. :) Rabbim sağlıklı olarak kavuşmayı nasip etsin, mühim olan aslında sadece o...

6 yorum:

mariposa dedi ki...

Allah hayırlısıyla yavrunuzu da sizi de kurtarsın...

Devletsah dedi ki...

Aman da aman.. ne güzel olmuş odası. Kapıya yaptığın kuzulara bayıldım. Bir önceki yazıdan merak ediyordum tamamlanınca nasıl olacak diye.

Günleri hiç saymamaya çalış. bizim doktorumuz öyle söyledi. Vaktinde doğmayıp gecikince sıcaklar, şişlikler insana daha da çok batıyormuş.

Sevgiler

Krnc dedi ki...

Çok cici bir bebiş odası yapmışsınız.Allah bebişinizi sağlıkla kucağınıza almayı kısmet etsin,inşallah.Amin
:)

Güneşli Günler dedi ki...

Marriposa çok teşekkür ederim, inşaallah.

Çok teşekkür ederim Devletşah, beğenmene çok sevindim. Haklısın aslında özellikle şişlikler giderek daha fazla sıkıcı olmaya başladı... :)

Teşekkür ederim Krnc, inşaallah, dualarınızla...

mandalina dedi ki...

Allah sağlıkla kucağınıza almayı nasip etsin.
İbrahim Kayra, ismiyle yaşasın. Hayırlı, başarılı ve güzel ahlâklı olsun inşallah.

Güneşli Günler dedi ki...

Amin Mandalinacım, güzel duaların için teşekkür ederim...