Cumartesi, Ağustos 13, 2011

40

Öfkeli şirinim bugün tam 40 günlük oldu. 40 birbirinden başka, birbirinden zor, zahmetli ama tarifsiz güzel gün... Her gün bir diğerinden başka geçiyor onunla. Annemin gitmesiyle bir bocalama, ardından kızkardeşin gidişiyle ikinci bir afallama. Ve tabi ardından çaresiz biraz sancılı alışma dönemi. Çok tatlı bir komşum sayesinde çok daha kolay geçen banyo seanslarımız sonra... Bugün kırkıncı gün banyosunu da yaptık, suyun içine adettendir diyerek teyzesinin aldığı bilekliği de atarak. Gezme daha doğrusu kırk uçurma kısmı babanın da  katılacağı yarına kaldı.
Bu kırk günde anneliğin ne kadar özel ve emek isteyen bir şey olduğunu, dayanamam dediği pek şeye insanın nasıl direnip dayandığını, anneliğin tozpembe bir hayalden çok çoğu zaman endişe, evham, kalp sızlatan bir duygu olduğunu, kimi zaman çaresiz kalmayı ve  insan denen varlığın ne kadar narin ve aciz olduğunu anladım.

Bunun dışında her bebeğin apayrı bir karaktere sahip olduğunu örneğin Kayra'nın hem çok asabi hem de komik bir bebek olduğunu da...

Dün ilk kez istem dışı gülümsemelerin dışında onunla konuşurken bana gülümsedi. Bugün de sesimi takip ederek üç hamle yaptı. Demek ki eskilerin kırk saymasının bir hikmeti var gerçekten. Gerçi uyku düzeni ve daha pekçok şeyle ilgili de hep kırkı çıkınca düzene girer cevabını aldım onlardan ve cidden ümitlendim. Umarım ümitlerimiz boşa çıkmaz...  Öfkeli Şirinim izin vermiyor, şimdilik müsadenizle... :))

0 yorum: