Çarşamba, Eylül 07, 2011

Gülümseee

İki ayı devirdik çok şükür, bol stresli ve sıradışı günlerin ardından insan hüzünle, mutlulukla ve kendine inanamayarak vay be iki ay doldu bile diyor... Öyle işte İK ile günler hızla geçiyor aslında, sabah oluyor, akşam oluyor, zaman kavramı yaniden tanımlanıyor adeta, bütün takvim İK'ya göre yaniden düzenleniyor. İK'nın muayene günü, İK'nın aşı günü vs...

Uyku problemini epey yoluna koydum sanırım, şimdilik yolunda gidiyor, fakat em.me sorunumuz devam ediyor. Bazı günler çok güzel yolunda giderken bazen emmeyi unutmuş gibi sanki emzirmek bir işkenceye dönüyor benim için, yavruma da karnını doyurmak bir işkenceye dönüşüyor adeta... Haftalardır danışmadığım kimse kalmadı, sağlık ocağı ve doktor da dahil ama kimse ne tam olarak benim problemimi anlayabiliyor ne de bir tanı koyabiliyor. Herkes bebeğimin ememeyişini isteksizlik olarak algılayıp, geçer zamanla olur bebeklerde böyle zaman zaman diyorlar. Ama İK emmek istemiyor değil diyorum, tam tersine çok istekli ve bunu başaramıyor bazı zamanlar, oysa ilk doğduğunda o güçsüz yorgun haliyle bile çok güzel emen bir bebekti. Şimdi ise ağlama krizleri eşliğinde zoru zoruna. Neyse ağır aksak gidiyor bakalım. Çok şükür kilo alımı yine de fena değil en azından asgarileri tutturuyoruz. Bu konuda tek hayalim en azından ilk 6 ay bebeğimin anne sütü alması, bu kadar debelenmem umarım işe yarar ve bunu başarırım. Zira bebeğimi emzireceğim diye pozisyon değiştirmekten sanırım bel kemiğimi de incittim... Her seansta ter su için kalıp kalıp soğumam da cabası. Hepsi bitanem için...

Ev şu anda kalabalık, İKcığın babaannesi, halası ve iki kuzeni bizde... Haliyle şu anda evde bir curcuna hali, alışmaya çalışıyor İK'da biraz zor olsa da. En çok ses onu rahatsız ediyor evin ıssız haline alışkın olduğu için... Ama güzel bir kalabalık aynı zamanda, sevgi çemberi içinde İK'cık. Hele kuzenleri, onları zapdetmek o kadar zorki, küçük oldukları için sevgilerini gösterirken ölçüyü kaçırmaları an meselesi, dikkatli olmak gerek...  Birde ah bu yorgunluk. Öncesi neymiş dedirtiyor insana... Sürekli temizlik, bulaşık ve yemek sirkülasyonu öyle yorucu ki. İK ile zaten zorken şimdi daha bir zor, neyseki görümcem çok yardımcı oluyor... Her nimetin bir de külfeti var elbette...

Bu arada bebeğim artık bizi iyice tanıyor. Özellikle beni. :)) Cisimleri takip ediyor, onunla konuşurken sesler çıkarıp tepki veriyor, bol bol gülücük dağıtıyor, tabi keyfi yerindeyse. Birde ağlarken falan sesli oyuncağını gösterince susuyor ve ilgiyle izliyor. Odasındaki süsler püsler boşuna değilmiş, öyle güzel oyalanıyor ki onlarla da... Bizden haberler böyle, şimdilik hoşçakalın....

3 yorum:

Öykücü dedi ki...

Burnu tıkalı olabilir.Burnu tıkalıysa ememiyor çünkü nefes alamıyor.Serum fizyolojik ve otribebenin şu çekmeli hortumlu zımbırtısıyla burnunu açın.

Delikleri öyle küçük ki tıkalı olduğu anlaşılmıyor ya da daha içeride bir yer tıkalı olabiliyor.

Öptüm ikinizi de:)

Güneşli Günler dedi ki...

Serum fizyolojik var evde aldık ama henüz kullanmadık, pek tıkalı gibi görünmüyor ama yine de dikkat etmek gerek, haklısın. Biz de öptük.

Öykücü dedi ki...

http://www.saglikdeposu.net/OTRIBEBE-Nazal-Aspirator,PR-1338.html

Bu çok önemli.Sümükler başka türlü asla çıkmıyor.Hemen yap farkı göreceksin.

Ben kızıma hala yapıyorum ama artık biraz zor oluyor.Kafasını kaçırıyor,ağlıyor filan.

Öptüm.