Cuma, Nisan 29, 2011

Oleyyy

Yaşasın haftasonu, yaşasın keyifli sofralar, yaşasın anneyle geçecek güzel günler... :))

Pazartesi, Nisan 25, 2011

Alasmarladık 33 kutlamalarına devam niteliğinde, bir ziyaret ve bir vaka :)


Günler hızla akıp gidiyor. Son üç pazardır ya misafirlikteydik yada misafir ağırladık. Hepsi de tadından yenmez türdendi. Ama bu haftasonunun başlangıcı hiç de güzel değildi bizim için. Şöyleki artık normal kıyafetlerimin içine sığamaz hale geldiğim için son aylarımda en azından beni rahat ettirecek bir iki parça bir şey alalım diye arkadaşımla iş çıkışı mecidiyeköye gitmiştik.  Hemde haftasonu ziyaret edeceğimiz arkadaşımızın oğluna hediye bakmaktı planımız.  Tamda işler bu minvalde ilerlerken mağazanın çocuk katında benim çantamın açık ve cüzdanımın yerinde yeller estiğini farketmemle olaylar gelişti.  O anda çığlığı basıp mağazayı ayağa kaldırmam, bankaları arayıp kartlarımı kapattırmam, eşimi arayıp bilgi vermem ve bir yandan anında olay yerinde bulunan polis memuruna olayı aktarmam hepsi hepsi bir anda olup bitti. Sonrası uzun uzun işlemler, prosedürler, keyifli bir cuma akşamı geçireceğim hayalleri kurarken günü polis merkezinde  ifade vererek sonlandırmam. Şükürki büyük bir zarar yok ortada ama benim şaşkınlığım ve eşimin bize bir şey olduysa korkusuyla yaşadığı panik anlatılamazdı. Hırsızlar benimle birlikte iki kişiyi daha çarpmıştı neyseki onlarda da büyük bir zarar yok sanırım. Bugün yeni kimlik çıkartmak için nüfus müdürlüğüne gitmeyi planlıyorduk ki cumartesi akşamı bankadan arayıp cüzdanınız yan mağazadaymış diye bilgi geldi bizde dün gidip aldık.  İnsanın özel bir eşyasına yabancı ellerin senden izinsiz dokunduğu hissi bile tüylerinin ürpermesine yetiyor.

Şükür yine de hepsi bu kadarla kaldı. İçinde bulunduğum süreçte bir yangın tehlikesi, bir hırsızlık atlatmış oldum... Eşime yavrum inşaallah kazasız belasız doğar bu gidişle diye dua ettiğimi söyledim. Zira ömrümce yaşamadığım türden garip olaylar başıma geliyor şu birkaç aydır. Allah beterinden kokusun.

Cumartesi akşamı   uzun süredir ertelediğimiz bir bebek görme vazifesini de yerine getirmiş oldum. Çamlıca'dan Beylikdüzü'ne toplu taşıma ile yaptığım ziyarete arkadaşlarım maşallah çektiler. Bencede toplamda 4,5 saat süren yolculuk maşallah çektirecek cinstendi. Doğum günü kutlamalarımız orada da devam etti. Şükürler olsun baştan sona problemsizdi ziyaretim ve çok uzun zamandır görmediğim arkadaşlarımla hasret giderdim bu da bana çok iyi geldi.  Haftasonunun son günü ise bebiş için mağaza gezmekle geçti. Birde tabi bu ayın sonunda yaptırmayı planladığımız boya badana işleri için ön araştırmayla. İnşallah bir aksilik olmaz da hepsini sağ salim hallederiz. Onun peşinden de sıra bebişin beşik ve dolabını almaya gelecek, yani inşaallah.

Pazartesi, Nisan 18, 2011

34


Doğum günüm için gelen tebrik mesajlarını cevaplandırırken bir yandan da yaşlanmak mı yaş almak mı diye sabah sabah felsefesine girmişken işin bloğuma bu tarihi anı not düşmem gerektiğini hatırladım. Ne de olsa bu benim için tarihi bir dönüm noktası. Üç gün rötarlı da olsa doğum günümü not düşmek istedim bu nedenle.  Son on yıla yakın bir zamandır evle iş arasında evli ama bekar rahatlığında bir hayat sürerken şimdi yepyeni bir hayatın son dönemeçlerindeyim. Seneye bu zamanlar nerede, ne vaziyette olurum kim bilir tabi Allah ömür verdiyse. Ama yeni yaşıma girerken bu kez hayatımda gerçekten bana umut aşılayan bir varlıkla birlikteyim. Umarım yeni yaşım ve yaşlarım onunla birlikte çok daha zengin, çok daha hareketli, belki zor ama daha anlamlı ve mutlu geçecek... Rabbimden diliyorum, dua ediyorum...

Pazartesi, Nisan 04, 2011

Rengahenk


Bayıldım, bugün hastane yolunda karşıma çıkan bu güzelliğe ve de  kayıtsız kalamadım. Sarı, beyaz papatyaların ve ismini bilmediğim rengarenk kır çiçeklerinin arasında otobanın kenarında mütevazı bir edayla bana gülümsüyordu. Gülümseyen aslında sadece o değildi, ben de gülümsüyordum... Doktorumun verdiği güzel haberlerle, dünden kalma mutluluklarla ve karşıma çıkan bu güzelliklerle gideceğim yerin yolunu tuttum....