Pazartesi, Ağustos 29, 2011
Hayat Bayram Olsa
| Tepkiler: |
Cuma, Ağustos 26, 2011
Nankör Ev İşleri
Hiç vakit yok, ev işi nankör derdi annem aynen öyle, ne evin işi bitmek biliyor temizliktir, yemektir, ne çamaşırı ütüsü, ev hanımlığını sevmedim ben, zaten sevmezdim ya eskiden de. İşin en güzel kısmı yine bebişim, onun için eyvallah dedim bütün bu hengameye ya. Aslında zengin olsam da evin bütün bu kısır döngü halindeki iş güç kısmını benim için başkaları yapsa, ben de bebeğimle doya doya zaman geçirsem, uydurduğum ninni ve hikayelere yenilerini eklesem, onunla birlikte şekerleme yapsam, onu uyutup ev işlerine yettim gari diye girişmek için zaman kollamak yerine. Öyle işte zaman geçiyor İK'cık büyüyor yavaş yavaş bugün 52 günlük oldu, ben de yeni düzenime alışmaya çalışıyorum. Ramazan bitmek üzere ben hiçbir şey anlamadım eşime iki arada bir derede hazırladığım iftar sofraları haricinde... Geceyse ben zaten ayaktayım ama bu demek değil, eşime her zaman sahur yemeği hazırlayabiliyorum, ancak bebişten zaman kalırsa o da. Bayram sonrası bu kez babaannemiz gelecek ziyaretimize ve halamız, çok uzaktan gelecekler bizim için, özledik bekliyoruz bakalım...
| Tepkiler: |
Cumartesi, Ağustos 13, 2011
40
Öfkeli şirinim bugün tam 40 günlük oldu. 40 birbirinden başka, birbirinden zor, zahmetli ama tarifsiz güzel gün... Her gün bir diğerinden başka geçiyor onunla. Annemin gitmesiyle bir bocalama, ardından kızkardeşin gidişiyle ikinci bir afallama. Ve tabi ardından çaresiz biraz sancılı alışma dönemi. Çok tatlı bir komşum sayesinde çok daha kolay geçen banyo seanslarımız sonra... Bugün kırkıncı gün banyosunu da yaptık, suyun içine adettendir diyerek teyzesinin aldığı bilekliği de atarak. Gezme daha doğrusu kırk uçurma kısmı babanın da katılacağı yarına kaldı.
Bu kırk günde anneliğin ne kadar özel ve emek isteyen bir şey olduğunu, dayanamam dediği pek şeye insanın nasıl direnip dayandığını, anneliğin tozpembe bir hayalden çok çoğu zaman endişe, evham, kalp sızlatan bir duygu olduğunu, kimi zaman çaresiz kalmayı ve insan denen varlığın ne kadar narin ve aciz olduğunu anladım.
Bunun dışında her bebeğin apayrı bir karaktere sahip olduğunu örneğin Kayra'nın hem çok asabi hem de komik bir bebek olduğunu da...
Dün ilk kez istem dışı gülümsemelerin dışında onunla konuşurken bana gülümsedi. Bugün de sesimi takip ederek üç hamle yaptı. Demek ki eskilerin kırk saymasının bir hikmeti var gerçekten. Gerçi uyku düzeni ve daha pekçok şeyle ilgili de hep kırkı çıkınca düzene girer cevabını aldım onlardan ve cidden ümitlendim. Umarım ümitlerimiz boşa çıkmaz... Öfkeli Şirinim izin vermiyor, şimdilik müsadenizle... :))
Bu kırk günde anneliğin ne kadar özel ve emek isteyen bir şey olduğunu, dayanamam dediği pek şeye insanın nasıl direnip dayandığını, anneliğin tozpembe bir hayalden çok çoğu zaman endişe, evham, kalp sızlatan bir duygu olduğunu, kimi zaman çaresiz kalmayı ve insan denen varlığın ne kadar narin ve aciz olduğunu anladım.
Bunun dışında her bebeğin apayrı bir karaktere sahip olduğunu örneğin Kayra'nın hem çok asabi hem de komik bir bebek olduğunu da...
Dün ilk kez istem dışı gülümsemelerin dışında onunla konuşurken bana gülümsedi. Bugün de sesimi takip ederek üç hamle yaptı. Demek ki eskilerin kırk saymasının bir hikmeti var gerçekten. Gerçi uyku düzeni ve daha pekçok şeyle ilgili de hep kırkı çıkınca düzene girer cevabını aldım onlardan ve cidden ümitlendim. Umarım ümitlerimiz boşa çıkmaz... Öfkeli Şirinim izin vermiyor, şimdilik müsadenizle... :))
| Tepkiler: |
Çarşamba, Ağustos 03, 2011
Bugün 30 günlük olduk. Günlerimiz karadüzen gittiği için şuracığa da iki satır yazıvermek malesef imkansız olabiliyor... İK'cık bir gece güzel uyuyorsa ertesi gün sabaha kadar ayağa diziyor bizi. Önce gaz problemi nedeniyle uyuyamıyordu yavrum sancı yüzünden, şimdi tam onunla yaşamaya alıştık derken bu kez de sürekli hareket halindeki elleriyle kendini uyandırdığı için uykuya geçemez oldu. Onun da çözümünü bir nevi kundak yaparak kucağımda uyutmada buldum şimdilik... Çocuklar bize her gün yeni bir şeyler öğretmeye çok meraklı sanırım... Bebeğimle her gün yeni şeyler öğreniyorum. Bu arada uyumadığı zaman uyumadı diye üzülüyor uyuduğu zamanda ne zaman uyanacak, özledim diye hayıflanıyorum. Annelik çok garip bir duyguymuş... Mübarek ramazan ayının manevi atmosferi bizim eve de uğradı şükür. Daha bir sükunet içindeyiz birkaç gündür. Allah bozmasın inşaallah. Bu arada günüm bebeğimle geçtiği için gündemden epey uzak kalıyorum ama göz ucuyla yakaladığım kadarıyla bile korkunç şeyler oluyor dünyada. Suriye yönetimi çıldırmış durumda, mübarek günlerde işlenen katliam içimi acıtıyor, Afrika'daki açlık, savaş ve sefalet görüntüleri ise insanı insanlığından utandırıyor. Trafik kazaları ve işlenen kadın cinayetleriyse başka bir dert. Hala çok geri bir ülkeyiz, ne zaman güzel şeyler de duyacağız ülkeme dair....
| Tepkiler: |
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
