Perşembe, Ocak 19, 2012

Ce-eee

Haftasonu çok cici misafirlerim vardı. Üçüncü bebeğine hamile bir arkadaşım öğleye doğru beni aradı  ve topladı çoluğunu çocuğunu  bize geldi. Hemde harika yağan bir kar eşliğinde köprüyü de aşıp. Nasıl mutlu oldum anlatamam çünkü taşınmamızdan bu yana özlemini çektiğim bir kaç şeyden biri istanbulun öte yakasından.  Gelirken bir sürü hediye de getirmişler sağolsunlar, eller kollar doluydu yani. Ama beni en çok duygulandıran, İK'yi ise mutlu edeni Yusuf abisinin kendi oyuncaklarından özenle seçip hediye paketine koyduğu bu iki oyuncak oldu. Biris bir tırtıl diğeri de araba.  Bu yaşta bu cömertlik alkışlamaz da ne yapılır. Ama bakalım aynı cömertliği yakında aralarına katılacak olan minik kerdeşine de gösterecek mi? Belki başlarda kıskanacak ama bence onu da çok sevecek.

İK'nın ek gıda serüveni hızla devam ediyor.  Artık kahvaltıları bir öğün olarak tüketiyor. Biraz ekmek, biraz peynir, pekmez, ıhlamur ki kesinlikle bardaktan içmeyi seviyor en başından beri, çok az yumurta sarıısından oluşan kahvaltısını benimle birlikte masada yiyor. Bu konuda o kadar istekliki aksi mümkün değil zaten. Masaya oturtuncaya kadar rahat etmiyor.  Öğlen çatalla ezilmiş taneli sebze püresine,  akşam üzeri meyve püresine ve yatmadan öncede muhallebisine de devam ediyor. Yoğurt şimdilik yok listemizde. Yalnız muhallebisini pekmez ve günkurusu kayısı ile tatlandırdım şimdiye kadar, artık biraz daha çeşitlendirmek amacıyla  bebek bisküvisi denedim bugün. Hazır satılanları vermek istemediğim için uzun süredir tarif arıyordum. Bir tariften yola çıkarak pekmez, tereyağı ve tam buğday unuyla yaptım bisküviyi. Denenmiş bir tarifti, meyve suları ve muhallebiyle birlikte rahat tüketilebilir gibi geldi bana. Tadını ikram ettiğim komşularımda çok sevdi. Bugün gece muhallebisine koydum ilkini, sonuç ilk gün için fena sayılmazdı. Umarım zamanla tadına daha çok alışır. Bu arada kahvaltısı içinde tuzsuz poğaçalar hazırladım peynirli. Peynirin tuzu tuz dengesini sağlamış, birde merdaneyle açıp içlerini doldurunca yumuşacık bir poğaça oldu, bakalım sabah beğenecek mi bıcırık.  O yemezse ben afiyetle yerim doğrusu, öyle güzel mis kokulu tereyağlı poğaça yani.

Şu aralar eli sürekli  havada. Her an bir şey tutuyor ya da tutmak istiyor.  Sürekli bir şeylere uzanıyor, bu yemek de olabilir, alakasız bir şey de ama izlemesi öyle keyifli ki. Birde artık çok rahat oturuyor, uzun süre hiç yıkılmadan oyuncaklarıyla oynuyor, evet evet gelecek mi acaba dediğim o günler geldi nihayet, yattığı yerden sürekli bağırıp çağıran, (meğer canı sıkılıyormuş meleğim) artık kendi kendine kısa da olsa zaman geçiriyor. Ama hala en sevdiği yer anne kucağı, resmen mest oluyor kollarımda ve gülmek için bahane arıyor maşallah. Birde tabi saçlarım, yakında kel kalırsam hiç şaşırmayacağım çünkü saçlarım sürekli İK'nın ellerinde ve kafasına göre takılıyor onlarla, çekiyor, doluyor, bakıyor, ağzına sokmaya çalışıyor, aklına ne gelirse işte.

Sahi kar ne güzel yağdı İstanbula öyle apansız, trafiğe karışmayan benim gibiler için pencereden balkondan izlenen kar ne de güzel...  Bu da  balkondan sokağa karşı yaptığımız kar fonlu fotoğraf çekimi sonrası ce-e oyunundan bir kare. İK nerede acaba?


Bu arada keçe işlerim de devam ediyor, hatta sipariş bile aldım desem. Yok öyle büyük bi şey değil ama beni motive edecek kadar da  güzel. Gerçi motive olmaya da ihtiyacım yok aslında, çünkü bu aralar İK'dan kalan zamanlarda beni en çok mutlu eden uğraşlardan birisi. Gerçi maymun iştahlı benin sıkılması da hiç uzak değildir ya neyse... Bu da son işlerden birkaçı. Gemi yine İK için, diğeri geçen hafta ziyaretine gittiğimiz bir arkadaşın hediyesine iliştirdiğim minik bir hediyecik... Bu arada o arkadaşımda hamile ve bebişi çok yakında geliyor...  Uf yine bitiremiyorum en iyisi şimdilik bu kadar...


3 yorum:

Duygusayar dedi ki...

İK'cım çok şanslısın meleğim... Bilinçli bir annenin eline doğdun çünkü :)
Ne mamalar yapar o sana var yaaa...
Kaç zamandır anneciğinin benim için yaptığı milföylü köfteden yapacağım ama buu gariban ablan o kdr yorgun oluyor ki eve gidince atıyor kendini bir tarafa.
Maharetli bir anne güzel bir şans.
Ama senin gibi bir meleğin annesi olmak çok daha güzeldir herhalde:)
Bu arada keçelere bakamıyorum ya çok çabuk kaçtı hevesim galiba :D

cinar dedi ki...

"minik bebeğime afiyetle" kitabını tavsiye ederim. içinde çok güzel tarifler var. Çınar onlarla büyüdü diyebilirim. aklında olsun Ahimsacığım :)

Dilek dedi ki...

ne güzel mamalar hazırlıyorsunuz bebişinize:) ah keşke ben de evde olsamda istediğim gibi yedirebilsem kızımı içime sinse...